106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

AYIN KONUSU/Kul Edebiyle Allah’a Vasıl Olur

Edep, insanın mahiyetini gösteren gerçek bir alamettir. Edep, insanın iman kıymetini ve Allah katındaki değer miktarını belirler. İnsanın, yapılması uygun olmayan şeyler de zorlanır bir durumda veya kendisine layık olmayan şeyleri işlerken yüzünün kızardığı bir durumda kalması; onun diri vicdanlı, edep sahibi bir kimse olduğunun en büyük göstergesidir. Bir de birinin utanmaz, şuursuz, alıp verdiği...

TASAVVUF / Şükrün Fazileti

İnsanları nimetin şükründen cehalet ve gaflet alıkoymuştur; zira halk cehalet ve gafletten ötürü, nimetin marifetinden menedilmiştir. Nimetin şükrü, ancak marifetinden sonra tasavvur olunabilir. Sonrahalk birnimeti bilirse ona şükretmenin dil ile elhamdülillâh (Hamd Allah'a mahsustur), eşşükrülillah (Şükür Allah'a mahsustur) demek olduğunu zanneder....

ÜSVE-İ HASENE /RASULULLAH (SAV) EFENDİMİZİN ALLAH’A YAKARIŞI

"Rabbinize yalvara yakara ve sessizce dua edin." (A'râf 7/55) Rasulullah (sav) Efendimiz, her anını Rabbi ile beraberlik şuuru içinde geçirirdi. Allah’ı en çok bilen ve tanıyan Efendimiz, aynı zamanda O'ndan en çok korkan ve O'nun azametini en iyi idrak eden kimse idi. Bu sebeple, ibadetleri ve duaları, hep yakarış hâlinde idi. O’nun yakarışlarına baktığımızda, kendi nefsinden ziyade, ümmeti i...

HİKMETLİ SÖZLER

“Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kendi yükünü hiç kimseye çektirmemektir.” Ubeydullah Ahrar (ks) Hazretleri...

MESNEVİDEN/HİÇ AYNA İLE TERAZİ YALAN SÖYLER Mİ?

Ayna ile terazi, birisi incinecek yahut utanacak diye doğru söylemekten sakınır mı? Susar mı? Ayna ile terazi, öyle kadri yüce ve doğru mihenk yerleridir ki sen onlara iki yüz sene hizmet etsen, Sonra aynaya desen ki; “Ben sana bu kadar sene hizmet ettim, hatırım için beni çirkin gösterme” teraziye de desen ki; “Yalvarırım sana; fazla tart, eksiğimi açığa vurma.” Onlar sana cevap verir de derle...

GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR / Abdurrahman bin Avf Hazretleri

Abdurrahman bin Avf Hazretleri, Rasulullah (sav) Efendimizin sağlığında Allah yolunda çok mal harcadı. Üç kere malının yarısını verdi. Birinci defa 4000 dirhem, ikincide 40.000 dirhem ve üçüncüde de 40.000 altın sadaka olarak Allah yolunda dağıttı. Bunlar o gün için çok büyük meblağlardı....

İSLAM BÜYÜKLERİ / ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HZ.

İbrahim Hakkı Hazretleri on yedi yaşında yetim kalmasını şöyle anlattı: 1719 (H.1132) senesinde, benim çok sevdiğim babam ve anam, dert ortağım, üzüntülerimin gidericisi, hücredaşım, gurbet yoldaşım Derviş Osman Efendi, cuma gecesi sabaha yakın dünyadan ahirete göçtü. Hak yolunda can verip Allah-û Teâlâ'ya kavuştu. Maksadına ulaşarak rahmet deryasına daldı. Bu yetim o gece başka misafir odasında y...

ABDULLAH BABA HZ.LERİNİN HAYATI / Allah’ın (cc) Kullarına Şefkat Nazarı ile Bakması

Rabbimiz (cc) kullarını son derece engin bir şefkatle yaratmış ve onlara da öylece muamele edilmesini istemiştir. Hak Teâlâ kulluğun temelinde iki şey bulunduğunu belirtir. Birisi: “Halikı Tazim” ve diğeri de “Mahlûka şefkat”tir. Peygamberler bu iki temel ilkeyi düstur edindikleri gibi, varisleri konumunda bulunan veli zatlar ve âlimler de bu gayeyle hareket ederek, insanlığı şeytanın iğvasından k...

MÜMİNE ANNELERİMİZ /AFRA HATUN (r.a) ŞEHİTLER ANNESİ

Hak ile batılın, inananla inanmayanların birbirinden ayrıldığı, Allah-u Teâlâ’nın müşrikler karşısında üç bin meleğiyle zafer nasip ettiği bir gündü. Dinine sahip çıkmaya çalışan Müslümanların… Bedir günüydü. Abdurrahman ibni Avf (ra) şöyle anlatır:...

NEFSİN HASTALIKLARI / Aşırı Gitme

İslamiyet, aşırılıklardan uzak vasat (orta) bir dindir. Allah-ü Teâlâ ayeti kerimede: “Sizi vasat bir ümmet kıldık.” (Bakara 143) buyurmaktadır. İfrat ve tefritin ikisi de kötüdür. Hak, ortadadır. İfrat ve tefriti anlatan Türkçe bir kelime yoktur. Aşırılık denebilir. Tefrit de ifratın zıddıdır. İfrat normalden fazla, tefrit de normalden az demektir. Biri, diğerinin zıttıdır. Mesela, çok uyumak if...

SULTANIMDAN GÖNÜLLERE / MUHAMMED- ÜL MUSATAFA’YI (SAV) SEVELİM

Muhammed-ül Mustafa olmasaydı ne bu dünya, ne de kâinat olmazdı. Cenab-ı Zülcelâl Hazretleri; “Levlake levlak lema halaktül eflak - Ya Habibim! Eğer Ben Seni yaratmasaydım mükevvenatı yaratmazdım.” Tekrar yine;...

NEBİLER SİLSİLESİ / Musa (as) ve Hızır (as)’ın Yolculuğu

Ulül Azâm peygamberden biri olan Musa Aleyhisselam bir gün Allah-ü Teâlâ’ya sorar: - Rabbim, en bilgili kulun kim? Buyurulur ki: - Hidayeti gösterir ya da bir felaketten kurtarır diye bir kelimenin bile ardına düşen, bunun için insanların ilmini inceleyip kendi bilgisine katan kişidir. Musa Aleyhisselam tekrar sorar: ...

Muhiddin Arabi Hz.lerinden Nasihatler / TAKLİDDEN TAHKİKE

Ey kardeşim! Şayet gerçekten âlim biri isen sana tavsiyem şudur: Kur'an ve Sünnet delillerinden elde ettiğin hüküm ne ise onunla amel et. Bunun hilafına amel etmek senin için haramdır. Delillerden hüküm çıkarabiliyorsan bir başkasını taklit etmen de haramdır. Fakat bu derecede ilim yoksa ve mukallit isen, bir mezhebe tam olarak bağlan. Bu konuda Hakk'ın emrine uy. Çünkü Yüce Allah, bilgin olmayan ...

DERVİŞLİK YOLU / Murşidi Kamile Teslim Olmak

Sufiyye hazaratı, kulun adet üzere olan alışkanlıklarını Allah’ın rızası uğruna terk etmesini, iradenin başlangıcı olarak kabul ederler. Sağlıklı bir iradeye sahip olabilmek için nefsanî arzulardan sıyrılmak gerekmektedir. Bu itibarla alışkanlığı terk etmek irade demektir. Bunun zirvesi ise; Kulun herhangi bir işarete dayanmadan, her vakit Allah’ı kalbinde bulmasıdır. Bu mertebe, ‘Sabıklar’ın mert...

TASAVVUFTA SORU CEVAP / Kelimeyi Tevhid’in Sırrı

"Lâ ilahe illallah", ilâhî sırların perdesini açar ve kalbi, onu kirletip yüce Hakk'ın tecellilerini perdeleyen tozlardan temizler. Kalp arşını temizleyerek onu Cenâb-ı Hakk'ın tecellisine mahzar ve nazarına layık bir mahal yapar. Bu itibarla Allah-ü Teâlâ, Davud Aleyhisselama, "Ey Dâvûd! Bana kalp evini temizle de orada bulunayım. Gökler ve yer beni içine alamazken mümin kulumun temiz kalbi beni ...

KISSADAN HİSSE /

Abdülkâdir Geylânî Hz.leri daha küçüklüğünden itibaren ilme ve tasavvuf büyüklerine karşı içerisinde derin bir heves ve iştiyak duymakta idi. Zamanın ilim ve kültür merkezlerine gidip, ilmini genişletmek ve mânâ büyüklerinden feyizlenmek arzusuyla yanıp tutuş­maktaydı. Bu arzusunu annesine bildirmiş, fakat annesi yaşının ilerlemiş olması sebebiyle, belki oğlunu bir daha göreme­yeceği endişesiyle, ...

ESMA-ÜL HÜSNA / EL- VEKİL (CC)

“Allah bize yeter ve O ne güzel bir vekildir” (Âl-i İmrân: 3/173) El VEKİL; Her şeye vekil… Vekil, her şeyi tedbir ve idare eden, gözeten, kendisinden hiçbir şeyin bilgisi gizli olmayan, hiçbir şeyi korumak ve idare etmek kendisine ağır gelmeyen, yarattığı her şey üzerinde gözetici ve koruyucu olan, hepsinin rızıkları ve idareleri kendisine ait olan......

SULATANLARIN SOFRASI/ İbrahim Dusuki

HAZRETİ PİR EŞ-ŞEYH ES-SEYYİD İBRAHİM DUSSUKİ (K.S) HAZRETLERİNDEN ÖĞÜTLER Her kim şeriatla amel eden, hakikat ehli, temiz, namuslu ve şerefli bir Müslüman olmazsa, sulbümden gelen oğlum bile olsa, evlâtlarımdan değildir. Müritlerimden her kim de şeriata, hakikate, tarikata, diyanete, kendini maddî-manevi günahlardan korumaya, zühde, veraya ve aza kanaate sımsıkı sarılırsa, en uzak memlekett...

ÜÇ AYLAR

Üç Ayların İhyâsı Ebu Sait Hudri (ra) Hazretlerinden naklen, Rasulullah (sav) Efendimiz: “Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban benim ayımdır, Ramazan ümmetimin ayıdır” buyurdular....