106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

AYIN KONUSU / Kul Hakkı

Rabbimiz Zülcelâl ve Tekaddes Hazretlerinin benzersiz saltanatı, yaratmış olduğu mahlûkat üzere hükmedişi çok ince bir yol ve türlü hikmetler üzerine bina edilmiştir. Dünya arzında geçici bir hayat yaşayan ve bu süreçte nice imtihanlara tâbî tutulan insanoğlu, toplum halinde yaşamakta ve bu yaşantının getirmiş olduğu birçok sorumluluk üzere ömrünü devam ettirmek zorundadır… Hayatı boyunca bir a...

TASAVVUF / Rabıta

İnsan, fiziki yapısından daha ziyade, manevi yapısı ile her türlü üstünlüğe sahiptir. Bu bakımdan mana yönüyle insan daha zengin bir konuma sahiptir. Fiziki cephe dünyada imal edilmiştir ama manevi cephenin temelleri ezeliyete dayanır. Bu sebeple de insan o temellere zaman zaman tutunma ihtiyacı hisseder. Ruhunun gıda aldığı o ortamlara çeşitli seyahatler yapar. Bu seyahatler kimi zaman rüya ile k...

ÜSVE-İ HASENE / Peygamber Efendimiz'in Haccı

Haccın farz olmasından sonra Allah Resulünün yapmış olduğu ilk ve son hac, Vedâ Haccı’dır. Rasulullah (sav) bu haccında Müslümanlarla vedalaşınca insanlar; “Bu vedâ haccıdır.” (Buhârî, Hacc, 132) demişler ve bu isim meşhur olmuştur. Peygamber Efendimiz (sav) ise bundan “Haccetü’l İslâm” ismiyle bahsederdi. (Heysemî, III, 237)...

GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR / Hasan bin Ali Askerî Hz.

Hasan bin Ali Askerî Hazretlerinin vefatından sonra da kerametleri görülmüştür. Harputlu bir şahıs memleketine gitmek üzere Erzurum'dan yola çıkmıştı. Kemah'a bağlı Nezkep köyünü gece geçmesi gerekiyordu. Burası eşkıyalar yatağı ve tehlikeli bir yerdi. Bir dereye geldiğinde adamcağız korkudan gözlerini kapayıp Hasan Ali Askerî Hazretlerinin ruhaniyetinden imdat diledi. "Siz işlerinizde şaşır...

ABDULLAH BABA (KS)'NIN HAYATI / Abdullah Baba Hz.Lerinin Nevşehir Kale Camisini Yaptırması

Abdullah Baba (ks) Hz.leri camilere gönülden bağlı bir kimseydi. Gençliğinden itibaren elinden geldiği kadar camilerin yapımına yardım eder, insanları da bu konuda teşvik ederdi. Öyle ki gençliğinde, maddi yönden çok zor bir durumda olduğu halde o gün için en zengin insanın bile veremeyeceği meblağ ve gayretlerle camilere yardım etmiştir. ...

SULTANIMDAN GÖNÜLLERE / Allah (Cc) İçin Feda Edilemeyecek Hiç Bir Şey Yoktur (2.Bölüm)

İbrahim (as) bu müjde üzerine Arafat Dağı’na çıktı. Arafat Dağı’nın tepesinde hiç kimsecikler yoktu. “Ya Rabbi! Ortada kimse yok,” dedi. Allah (cc); “Ya Hallilim, Sen çağır. O nidayı Ben onların ruhlarına duyuracağım” buyurdu. Bunun üzerine Hazreti İbrahim; ...

KISSADAN HİSSE / Helâlin Ehemmiyeti

Ebû Abbas Nihâvendî’ye, ticaretle meşgul olan zengin dervişlerinden birisi geldi ve zekâtını kime vermesinin daha uygun olacağını sordu. Ebû Abbas Hazretleri de: “Gönlün kimde karar kılıyorsa ona ver!” dedi....

ESMA-ÜL HÜSNA / El-Vedud (Cc)

"İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gö­nüllerde) bir sevgi yaratacaktır." (Meryem: 19/96) Çok seven ve çok sevilen iyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren yahut sevilmeye ve dostluğu kazanılmağa biricik lâyık olan…...

TASAVVUF'TA SORU CEVAP / Kimlere Mümin Denir? Müminlerin Özellikleri Var Mıdır?

Mümin; Allah’a iman eder, peygamberlere iman eder, meleklerine iman eder, kitaplara iman eder, öldükten sonra dirilmeye iman eder, hayrın Allah’tan; şerrinde nefsimiz ve şeytandan olduğuna iman eder. Ey iman edenler! Abdestinizi alın, namazınızı kılın, senede bir ay orucunuzu tutun, ömrünüzde mâli durumunuz iyi ise hac farizasını yerine getirin, zekâtınızı verin, yalan söylemeyin, yemin et...

HİKMETLİ SÖZLER / 40.Sayı

“Ademoğlunun başına gelen her türlü bela, Rabbinden şikâyet etmesi yüzündendir.” Abdülkadir Geylani (ks) Hazretleri “Allah-ü Teâlâ bir kalbi, kendisinden hayâyı gidermekle cezalandırdığı kadar hiçbir şeyle cezalandırmamıştır.”Malik bin Dinar Hazretleri “Namaz kılmak, yalnız Allah-ü Teâlâ’dan korkan müminlere, kolay gelir.” İmâm Rabbânî Hazretleri...

SELÇUKLU SULTANLARI / 4. Kılıçarslan ve 2. Alaaddin Keykubat

4. kılıçarslan ve 2. alaaddin keykubat (1248-1266) 4. Kılıçarslan İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev’in (1237-1246) oğludur. 1246’da Türkiye Selçuklu Sultânı İkinci İzzeddîn Keykâvus (1246-1257) tarafından, Büyük Moğol Hanı Güyük’ün (1246-1249) tahta çıkışında hazır bulunmak üzere, Moğolistan Kurultayına gönderildi. Moğolistanda ağabeyi Keykâvus’ un yerine Selçuklu Sultanı tanındı. 1248’de Sivas’t...

NEBİLER SİLSİLESİ / Hz. Musa (as) (2.Bölüm)

Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır. (İbrahim Suresi, 5) Hz. Musa (as) ‘ın Büyücülerle Mücadelesi Musa Aleyhisselam vasıtasıyla Allah'ın iki büyük mucizesini gören firavun ve çevresi, duydukları sözlere ve gördükleri mu...

MÜMİNE ANNELERİMİZ / Rabiatül Adeviyye Annemiz (3.Bölüm)

Hasan-ı Basri, kadınları irşad edecek, onlara Allah ve Resulü’nü sevdirecek bir insanla hayatına devam etmek istiyordu. Bu sebeple Rabiatül Adeviyye ile evlenmek istedi. Onunla görüşmeleri için aracılar yolladı. Rabiatül Adeviyye bu teklifi duyunca: ...

İSLAM BÜYÜKLERİ / Emîr Sultan Hazretleri

Emîr Sultan Hazretleri, Medine’den yola çıkıp Bursa'ya doğru gelirken, yolda bir beyin oğlu, Emîr Sultan'ı gördü ve kalbi O’na derviş olmaya meyletti. Hemen silâhlarını bırakıp, Emîr Sultan'ın yanına gitti. O’ndan kendisini dervişliğe kabul etmesini istirham etti. Emîr Sultan onu dervişliğe kabul etti. Bir süre sonra bir yol kavşağına vardılar. Oranın yerlisi olan bir kişi, yolun birinde, geçit ve...

MESNEVİ'DEN / Felsefeci Gönül Ehli Olmadığı İçin Aklına Güvenir De İnkâr Yollarına Sapar

-Felsefeci aklınca düşüncelere dalar, fikirler yürütür, zanlara kapılır da, cansız sandığı varlıkların dile gelmelerine, konuşmalarına inanmaz. Ona de ki: “Sen git de başını duvara vur.” -Suyun sözünü, toprağın sözünü, balçığın sözünü ancak gönül ehli duyar, anlar; sen anlayamazsın. -Hannane Direği’nin iniltisini inkâr eden felsefeci, velilerin duygularına yabancıdır. (1)...

NEFSİN HASTALIKLARI / Tamahkâr Olmak

Kuran-ı Kerim'de bildirildiği üzere, bir Müslüman’ın karakteri son derece asil ve vakarlı olmalıdır. Asıl ve yegâne amacı Allah (cc)’ın rızasını kazanmak olan müminlerin her davranışlarına yansıyan bu ahlâk, Kur'an ahlâkını yaşamayan kimselerin basit karakterlerinden tamamen uzaktır....