106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

AYIN KONUSU / Allah'ın Dostları Sanma ki Ölürler Onlar Ezelden Ebede Anda Yaşar Anda Görürler

Elhamdülillahi Rabb'il Âlemin. Vel agıbetü lil müttegîn. Vessalatü Vesselamü alâ Seyyidina ve Nebiyyina ve Şefîîna Muhammed. Ve ala âlihi ve sahbihi ecmâîn. Euzü billahiminşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim. “Elâ inne evliyaallahi lâ havfün aleyhim ve lâ hüm yâhzenün. Ellezine âmenü ve kenü yettegûn” (Yunus-62/63) Üstadımız Cennet Mekân Abdullah Baba Hazretlerinin feyzi ve nuru içerisin...

TASAVVUF / Nefis Meratipleri (3.Bölüüm)

Nefs-i Râdiye Daima Hakk'a yönelmek suretiyle Allah (cc) ile beraber olma şuuruna erişmiş, hikmetine ve hükmüne râm olarak Rabb’inden razı ve hoşnut hâle gelmiş olan nefstir. Bu mertebeye yükselen kul, kendi iradesinden vazgeçip; Hakk'ın iradesinde fâni olmuştur. Kur’ân-ı Kerim’deki:...

MESNEVİ'DEN /Bakkal ile Papağan

Bir bakkalın; renkli, güzel sesli ve çok iyi konuşan bir papağanı vardı. Bu papağan, dükkânın adeta bekçiliğini üstlenmişti; gelenlere güzel nükteler söyleyip, şakalar yapardı. Tıpkı bir insan gibi konuşmasının yanında, ayrıca çok güzel de öterdi. Bakkal bir gün evine gitmişti. Papağan da her zaman olduğu gibi dükkânı bekliyordu. O sırada bir fareyi kovalayan bir kedi dükkândan içeriye daldı...

ÜSVE-İ HASENE / Peygamberimiz (sav)’de Hoşgörü

“Kul, Rabb’ini tanır, O’nun büyüklüğünü bilirse; O da, kulun yaptıklarını hoş görüp affeder” (Müslim) Rasulullah Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin, insanlığa karşı davranışlarındaki temel düşüncelerden birisi hoşgörü olmuştur. O hayatının bütününde bu istikametten taviz vermemiş, "Sen Rabb’inin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et." (Nahl 16/125) ayeti ış...

GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR / Hazreti Zeynel Âbidîn (ra)

Kerbelâ faciasından sonra “Ehl-i Beyt” ile Şam’a götürülen Hz.İmâm Zeynel Âbidin; mescitte, hatibin Ebû Sufyan soyunu övüp Hz. Ali (kvc) Efendimiz ve Hz. İmam Hüseyin (ra) hakkında kötü sözler söylemesi üzerine Yezîd’e; “Benim de minberde Allah’ın rızâsını elde edecek, meclis ehline ecir vermesine sebep olacak, birkaç söz söylememe müsâade eder misin?” buyurmuşlardı. ...

İSLAM BÜYÜKLERİ / Aziz Mahmud Hüdai Hz

Osmanlı devri İstanbul velilerinin büyüklerindendir. Asıl adı Mahmûd’dur.“Hüdâyi” ismi ve “Aziz” sıfatı kendine sonradan verilmiştir. Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinin neslinden olup, “Seyyid” dir.Bunu ilahilerinin birinde: “Ceddim ü pirim sultan; Sensin Yâ Resûlallah” diyerek kendiside ifade etmiştir. ...

ABDULLAH BABA (KS)'NIN HAYATI / Abdullah Baba Hazretlerinin Çocukluk Dönemi

Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin bazı dostları daha çocuk yaşta olmalarına rağmen, her hal ve hareketlerini Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun yaşamaya çalışmışlar, asla Allah’ın (cc) razı olmadığı amelleri işlememişler, Rasulullah Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin sünnetlerine harfiyen riayet etmişlerdir. Onlar bu vesileyle Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin katında büyük dereceler elde etmişler ve mürşid-i k...

MÜMİNE ANNELERİMİZ / Hz.Meryem (R.A)

Üstün Ahlâk ve Teslimiyet Timsali Hz.Meryem (R.Anha) “…Ey Meryem! Allah Seni seçti; Seni tertemiz kıldı ve Seni âlemlerin kadınlarına üstün kıldı.”...

NEFSİN HASTALIKLARI / Lanet Etmek

Lanet etmek, lanet edilen canlının, hem dünya hem de ahirette Allah (cc)'ın rahmetinden uzak kalmasını dilemek demektir. Lanet olsun, Allah (cc) lanet etsin, lanet olası, mel'un adam gibi sözler; farkında olunsun veya olunmasın, kişinin rahmetten tard edilmesini, uzak tutulmasını istemek demektir. Lânetlenmiş varlıkların başında şeytan gelir. Şeytan aleyhi'llâ'ne cümlesi, "Allah'ın rahmetinden ko...

SULTANIMDAN GÖNÜLLERE / Cenneti Bu Dünyada Kazanacağız

Sahabeler iki türlüdür. Bir kısmı mucize ile iman etmiştir; yani mucize görüp öyle iman etmişlerdir. Bir kısmı da; “Bu Muhammed-ül Emîn’dir” deyip, ahlâkı ile edebi ile sözleri ile Muhammed-ül Mustafa’ya inanmışlar ve iman etmişlerdir....

NEBİLER SİLSİLESİ / Hz. Salih aleyhsselâm

Semud Kavmi Verilen Öğütleri Tutmadılar Hazreti Salih Aleyhisselâm, “Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!” sözüyle kavmine serzenişte bulunmuştu. Rasulullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de Bedir'de öldürülüp kuyulara gömülen Kureyşlilere üç gece sonra şöyle seslenmişti:...

KISSADAN HİSSE / Allah Ve Rasulü’ne Uymak

Bir gün gayri Müslim olan komşusu İmam-ı Azam Hazretlerine gelerek, mübareğin kapısını çalar. İmam-ı Azam Hazretleri, kapıya yönelerek: “Kim o?” diye sual eder. Komşusu hemen cevap vererek:...

ESMA-ÜL HÜSNA / El-Fettah (cc)

"Rahmet ve Rızık Kapılarını Açan…" "Zorlukları Kolaylaştıran..." "Hidayetiyle Kalplere Îman ve Mârifet Kapılarını Açan..."...

OSMANLI PADİŞAHLARI / Sultan Abdülaziz Han

Sultan Abdülaziz Han otuz ikinci Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan II. Mahmud Han, annesi büyük hayır ve hasenatlar sahibi Pertevniyal Sultan’dır. 1861 yılında tahta geçen Sultan Abdülaziz’in saltanat müddeti on dört senedir. Küçük yaşlarından itibaren gayet itinalı bir tahsil gören Sultan Abdülaziz; zeki ve hamleli bir padişahtı…...

TASAVVUF'TA SORU CEVAP / Sünnet-i Seniyye Ne Demektir

“Sünnet” kelime itibari ile yol demektir. Istılahta ise Peygamber Efendimizin yolu anlamına gelir ve hürmeten “Sünnet-i Seniyye” (çok mühim ve kıymetli olan âlî yol) denilmiştir. “Sünnet-i Seniye”nin menbâ’ı üçtür. Akvâli, efâli ve ahvâlidir. Yani Peygamber Efendimizin sözleri, fiilleri ve hâli; “Sünneti Seniyye”nin kaynağıdır. Bu üç menbâdan gelen Sünnet-i Seniyyeler hüküm itibari ile de farz,...

HİKMETLİ SÖZLER / 19. Sayı

“Allah’ım! Ömrümün en hayırlı devresi sonu, amellerimin en hayırlı kısmı neticeleri, günlerimin en hayırlısı da Sana kavuştuğum gün olsun.” Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık (ra)...