106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

AYIN KONUSU/ Allah'tan Uzaklaştıran Meşguliyetler

Nefsini bilen bir kimse için, bir an dahi rahat yüzü yoktur. Bu sebeple, artık başkası ile uğraşmaya vakti kalmaz. Kulluğu ve ibadeti çoğalır. Vakitlerinin boş geçmesine dahi aldanmaz. Hiçbir şekilde nefsini başıboş bırakmaz. Hali ne olursa olsun nefsi onu aldatamaz. Günleri ve işleri ne kadar iyi olursa olsun, yaptıkları hep doğruya yönel...

İSLAM BÜYÜKLER / Hacı Bektaşi Veli Hz.leri

Hacı Bektâş-ı Veli Hz.leri; Yunus Emre Hazretleri ile de aynı dönemi paylaşmışlardır. Onların karşılaşmalarını ise şöyle anlatırlar. O bölge köylerinden birinde Yunus adında rençperlikle geçinir çok fakir bir adam vardı. Bir yıl kıtlık oldu. Yunus’un fakirliği büsbütün arttı. Nihayet birçok keramet ve inayetlerini duyduğu Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerine gelip yardım istemeyi düşündü. ...

GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR / Hazreti Hüseyin (ra)

Hazreti Hüseyin Efendimiz, tevazu, alçak gönüllülük, kibir ve bencillikten uzak olmak üzere yaratılmıştır. O (ra), bu ahlâkı, yeryüzünde fazilet ve yüce ahlâklar esasını ikame eden ceddi Rasulullah (sav)’den miras almıştır. Raviler, Hazreti Hüseyin (ra)’in yüce ahlâk ve tevazusundan birçok örnek nakletmişlerdir. Biz onlardan bazılarına değiniyoruz:...

ABDULLAH BABA (KS)'NIN HAYATI Yalnız Allah İçin Çalışın Nefsinize Paye Vermeyin

Üstadımız Abdullah Baba (ks) Hazretleri sohbetlerinde şöyle bir mevzu anlattılar; Bir gün Malatya’dan yanımıza, saçları ağarmış, sakalı geniş, elinde şeceresi olan bir Nakşibendî şeyhi geldi. Halinden çok üzgün olduğu gözüküyordu. Vakit geçirmeden derdini anlatmaya başladı:...

ESMA-ÜL HÜSNA / el Vehhab

“Ey Rabb’imiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.” ( Ali İmran:8) “el-Vehhâb” ismi-i şerifi; “Bağışlayan, Bahşeden, Karşılıksız Veren” mânâlarına gelir. Bu mübarek isim, bize hibe edilen nimetlerin gerçek sahibinin Allah-ü Teâlâ Hazretleri olduğunu ihtar etmektedir. O ka­dar ki gökler do...

SULTANIMDAN GÖNÜLLERE/ Ey Allah'ı Sevenler

Abdullah Baba (ks) Hazretleri bir sohbetinde dervişlerine şu tavsiyelerde bulundu: Kardeşlerim! Nefis, şeytan, mal sevgisi, mülk sevgisi, kasa sevgisi, evlat sevgisi, makam sevgisi bütün sevgiler kalbimizde olur. İşte Allah’ı sevdiğimiz zaman, Allah’ı zikrettiğimiz zaman, Allah-u Teâlâ Hazretlerinin esmasının nuru ile kalbimizden masivayı atar, nazargâhı İlahi kalp olur. İşte bu kalbe Allah’ın ...

TASAVVUF'TA SORU CEVAP / Selamın Anlamı ve Selamlaşmanın Önemi Nedir? Kimlere Selam Verilmez?

ŞÜPHESİZ Kİ, ALLAH KATINDA İNSANLARIN EN İYİSİ, ÖNCE SELAM VERENDİR" (Hz. Muhammed (sav)) Selam; barış, rahatlık, esenlik, Müslümanların birbirleriyle karşılaştıkları zaman, karşılıklı olarak sağlık ve esenlik dileklerini sunmaları, yani birinin diğerine "Selamın aleyküm" (Selam sizin üzerinize olsun, Allah her türlü kazâdan ve beladan korusun!) demesi; diğerinin ise: "Ve aleykümü's-selam ve rah...

NEBİLER SİLSİLES / Hud Aleyhisselam

Kur'an-ı Kerim'de kıssası geçen peygamberlerden biri olan Hud Aleyhisselam, Yemen'de bulunan Ad kavmine gönderilen bir peygamberdir: “Ad kavmine de kardeşleri Hud'u (gönderdik). (...)” Hud Aleyhisselam, Nuh Aleyhisselam'ın oğlu Sam’ın neslindendir. Bir ismi de Abir olup, lakabı Nebiyyullah'tır. Araf, Hud, Şuara ve Ahkâf surelerinde kendisinden bahsedilmektedir....

KISSADAN HİSSE / Köle Ayaz

Vaktiyle Ayaz isminde bir köle varmış. Ayaz diğer köleler arasında asaleti ile dikkati çeken bir kimseymiş. Cenab-ı Hakk’ın takdiri bu ya, gel zaman git zaman Köle Ayaz bir gün Sultan Mahmud'un kölesi olmuş. Taşıdığı asalet sebebiyle de kısa zamanda Sultan Mahmud’un dikkatini çekmiş ve Sultan köleyi çok sevmiş. Derken Sultan'ın öylesine itimadını kazanmış ki ona sarayda önemli vazifeler vermiş. Ve...

MESNEVİ'DEN / Aslan Payı

Bir gün bir aslan, bir kurt ve bir tilki birlikte avlanmak üzere sözleşerek dağlarda dolaşmaya başladılar. Birbirlerine yardım edecek, böylece bol bol av hayvanı yakalayacaklardı. Gerçi bu iş aslanın ağrına gidiyor, onlarla avlanmaktan utanıyordu, lakin sabrediyordu....

OSMANLI PADİŞAHLARI / Sultan 1. Ahmed Han

Şahit olduğu büyük kerameti üzerine Aziz Mahmud Hüdâyi Hazretlerinin manevi terbiyesine giren I. Ahmed Han, bu manevi takviye ile şahsiyetinin kemâline ulaştı. Böylece fenâ fi’ş-şeyh olup O’nunla aynileşti....

NEFSİN HASTALIKLARI / İsraf

“İsraf etme! İsraf edenler, şeytanların kardeşleridir.” (İsra 26,27) İsraf; lüzumsuz yere harcama yapmak, ihtiyaçtan fazla tüketmek, saçıp savurmaktır. İnsan fiillerinde; sınırı aşan, aşırılık yapan, dengesiz harcama yapan kimseye de müsrif denir. Tüketim ve harcamanın; en aşağı derecesi cimrilik, orta derecesi iktisat, aşırı derecesi ise israftır. İsraf cimrilikten de kötüdür. Allah-ü Teâlâ Ha...

TASAVVUF / Nefis Meratiperleri

Tarikatların bir kısmi ruh yoluyla bazısı da nefis yoluyla gitmektedir. Ruhun ne olduğunu daha önce açıklamıştık. Şimdi ise nefis kavramından bahsedeceğiz. Nefisle cihad dinimizin önem verdiği konulardandır. Tarikatların açık (cehri) zikir yapanları nefsi ön plana alarak eğitimini yaparken, kapalı (hafi) zikir yapan tarikatlar da ruhu öne alan metodu uygulamışlardır. Nefsî eğitimi ön plana alan ta...

ÜSVE-İ HASENE / Peygamberimizin (sav)’de Sıdk ve İstikamet

Yüce dinimiz İslâm doğru olmaya, yalan söylememeye ve istikamet üzere bulunmaya müstesna bir yer vermiştir. Salih insanın vasıfları arasında en başta doğruluk yer almıştır. Bütün peygamberler sıdk sahibidirler. Her sözleri doğrudur. Asla yalan söylemezler....

MÜMİNE ANNELERİMİZ / Hz. Mâriye (ra)

Hz. Mâriye (r.anha) Annemiz, Rasulü Kibriya Efendimizin hane-i saadetlerine cariye olarak verilmiş hanımlardandır. Hizmet ettiği dönem içerisinde Efendimiz (sav)’in güzel ahlakından etkilenerek İslamiyet’i seçmiştir. Hz. Hatice Annemizden sonra Efendimiz (sav)’den çocuğu olan, ikinci annemizdir....

HİKMETLİ SÖZLER / 17. Sayı

Allah’a itaat eden büyük zatların sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara Allah tarafından gerçekler tecelli eder ve onu konuşurlar.” Hz.Ömer-ül Faruk On şey çok zayi olmuştur: suâl sorulmayan âlim, amel edilmeyen ilim, kabul edilmeyen doğru görüş, kullanılmayan silâh, içinde namaz kılınmayan mescid, okunmayan mushaf, infâk edilmeyen mal, binilmeyen vasıta, dünyayı isteyenin içindeki zühd ilmi, için...