106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

Belde Sultanları/ İZMİR

 EMİR SULTAN TÜRBESİ

SEYYİD MÜKEREMEDDİN ( EMİR SULTAN )EFENDİ H.Z

 İzmirin Aydınoğulları beyliği tarafından Fethi sırasında muhtemelen Ordunun komutanı olan bir diğer rivayetle fetihe katılan gazi dervişlerden olduğu sanılan Mükeremmedin efendi Peygamberimiz H.Z Muhammed sav in soyundan gelmektedir yani Seyyiddir.Aynı zaman da Emir Sultan olarak ta anılır kendisine bu ismin verilme sebebine gelince anlatılan rivayetlere göre

Emir Sultan Hazretleri Aydınoğlu beyliğinde komutanlık yaparken o devrin Büyük İslam Âlimlerinden ve büyük bir Allah Dostunun İzmir de vefatı ile Aydın oğlu Beyliğinin talimatı üzerine o Allah dostunun naşını Aydın oğullarının başkenti olan Birgi ye nakil ile görevlendirilmiştir. İzmir de tüm vazifeler tamam olup naşı birgiye doğru harekete geçirmişler ancak şimdilerde Gaziemir adı ile anılan mevki ye gelindiğinde Öğle namazı vakti olmuş abdest almak için su aranmış ancak su bulunamamış bunun üzerine sıkıntıya düşmüşler o anda Adetullah bozulmuş Rabbul Âlemin kullarına lütuf gösterip tabutta bulunan Allah dostu  elini tabuttan çıkarıp kaz ya emir sesi ile irkilmişler ve işaret ettiği yeri kazıp su çıkarmışlar çıkan su ile de abtestlerini alıp namazlarını eda etmişler ve Birgiye doğru yola devam etmişler. İşte o günden sonra Seyyid Mükeremeddin Efendi h.z leri KAZ YA EMİR buyruğuna atıfen Emir Sultan adı ile anılır olmuştur aynı zaman da suyun çıktığı mevkide zamanla söyleyiş değişmesi ile GAZİEMİR olarak adlandırılmıştır”

Seyyid Mükerremeddin Efendi H.Z lerinin hayatı ile ilgili çok geniş bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak bizlere ulaşan kayıtlara göre Aydın oğulları Haçlı orduları tarafından 39 yaşında şehit edilen beyi Gazi Umur Bey 1309–1348  yılları arasında İzmir’in fethi akabinde  şimdiki türbenin bulunduğu yeri vakfetmiştir ve bölge Seydi köy olarak adlandırılmıştır

Seyyid Mükeremmedin Efendi fetih esnasında yada fetihten hemen sonra vefat ettiği ve halen ayakta olan Aydın oğlu Beyi Gazi Umur Bey tarafından yaptırılan türbesine defin edildiği kaynaklarda bildirilmektedir. Vefatının akabinde Emir Sultan H.Z lerinin Türbesinin yanına içerisinde Tevhit hane misafirhane, aşhane, hamam, türbedar meskeni olan bir Dergâh inşa edilmiştir ve  böylece asırlar boyunca sürecek ve günümüzde de manen devam eden İrşad faaliyetleri başlamış olmuştur. Bu dergâh çeşitli dönemlerde  Rufai, Nakşibendî  Celveti ve Sadi tarikatları tarafından kullanılmıştır Türbenin ismi 1921 de yayınlanan Sada yı Hak gazatesinin bir haberinde Emir Sultan Rufai Dergâhı olarak geçmesi de buranın son dönem de Rufai dergâhı olması konusunda  belge konumundadır.

Aynı zamanda 2005 yılında bahçede bulunan tamir kitabesinde  H 1300 yılını işaret ediyor ve Dergâhın şeyhinin  Seyyid  Ali Baba olduğu tamir ettirenin de Sultan Abdulhamit döneminde darusade ağası Berham ağa olduğu bildiriliyor ve kitabenin ortasında yukarıdan aşağıya doğru  yazılmış olan YA HAZRETİ PİR  ŞEYH SEYYİD AHMET ER RİFAİ KADESSE SİRRUH yazması ve adı geçen postişin in Şeyh Seyyid Ali Babanın dergah bahçesinde 24 nolu kabirde yatan Rufai Tarikatı Marufi Kolu şeyhi olması buranın çok uzun yıllar Rufai tarikatı Dergahı olarak hizmet etmesinin diğer delili niteliğindedir.

         Seyyid Emir Sultan türbesinin Rufai Dergahı olarak kullanılmasının ve türbenin tarihi ile ilgili en çarpıcı ve bilinen eski belgesi 1333 yılında Tunuslu İslam Gezgini İbni Batuta tarafından Anadolu’ya yaptığı gezinin ardından seyehat namesinde aktardıklarıdır.