106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

MESNEVİ'DEN / KUSURU, KÖTÜLÜĞÜ BAŞKASINDA DEĞİL, KENDİMİZDE ARAMALIYIZ

Bütün bilginler; "Zalimlerin zulmü karanlık bir kuyudur." demişlerdir. Her kim daha fazla zalimse, kuyusu daha korkunçtur, daha karanlıktır. İlahi adalet, betere beter ceza buyurmuştur. Ey zalim... Sen zulmünle bir kuyu kazmadasın ama şunu bil ki: O kuyuyu kendin için kazıyorsun. İpek böceği gibi, kendi etrafını örme, kendin için bir kuyu kazacaksan bâri boyuna göre kaz. Zayıfları yardımcısız sanma, Kur'an'dan; "Allah'ın yardımı gelince" suresini oku. (Nasr;1-2)

Sen bir fil bile olsan, düşmanın senden ürküp kaçsa, ebâbil kuşları cezası seni de gelir bulur. Yeryüzünde bir zayıf, bir zavallı emân diyecek, Hakk'tan yardım isteyecek olursa, (göklerde meleklere) gökyüzü ordusuna bir gürültü düşer.

Ey insan başkalarından gördüğün zulümler, kötülükler, senin kendi kötü huyunun onlardan aksetmesidir, görünmesidir.

Senin varlığın, ikiyüzlülüğün, zalimliğin, gafletin onlara aksetmiştir. O sensin, sen kendini yaralıyorsun; lânet ipliğini, kendine, kendin dokuyorsun. O kötülüğü, sen, kendinde apaçık göremiyorsun. Görecek olsaydın başkalarına değil, kendine candan ve gönülden düşman kesilirdin. Ey gafil adam, arslanın kuyuda kendi aksini görüp kendine sarıldığı gibi, sen de, başkalarına saldırırken haberin olmadan kendine saldırıyorsun.

Sen kendi huyunun, tabiatının derinliklerine inseydin, kötülüğün, ahlâksızlığın senden, senin kendinden olduğundan anlardın. "Müminler, birbirinin aynasıdır." Bu hadisi Hazreti Peygamber  (sav)'den naklederler.

Gözünün önüne mavi renkli bir şişe tutuyorsun da, bu sebepten ötürü, âlem sana masmavi görünüyor. (Dünyayı mavi cam arkasından görmek, o devrin inancına göre dünyayı kara görmekti.)

Eğer kör değilsen, bu maddî görüşü kendinden bil, kendine kötü de, başkasına deme. Eğer mümin Allah (cc)'ın nuru ile bakmamış olsaydı, bazı gizli halleri, ona nasıl olurdu da apaçık görünürdü? Eğer sen, Allah (cc)'ın nuru ile bakmamış olsaydın, bazı gizli halleri, ona nasıl olurdu da apaçık görünürdü? Eğer sen Allah’ın (cc) nuru ile baksaydın, kötülük hususunda başkasını ayıplar, başkasının kusurlarını görür de gaflete düşer miydin?

Ey hüzün ve keder sahibi, yavaş yavaş, azar azar, nuru nâra vur ki Nâr-ı İlahi ile bakışın Nûr-i İlahi’ye çevrilsin de, başkalarına ayıp ve noksan yerine hüner ve kemal görebilesin.

   

BAŞARIDAN GURURLANMA, BAŞARI HAKK'IN İHSANIDIR

Başarılar da üstünlükler de hep Hak tarafından ihsan edilir; halden hale dönüş de yine Hakk'tan gelir. Cenab-ı Hakk, şüphelere düşenlere de, gerçek iman sahiplerine de zaman zaman, nöbetle bu gücü, bu kuvveti verir. Ey varlığa ikbale erişen kişi, aklını başına al da bu gelen kudretin, kuvvetin eğreti olduğunu bil. Zenginliğine, bulunduğun mevkine sevinme. Sen de sıraya bağlısın; sıran gelince gideceksin, yerine başkası gelecek.

Saltanatları nöbete bağlı olmayan, nöbetin de üstünde bulunan ikballeri ebedi olanların sultanlık davullarını, yedi yıldızın da üstünde çalanlar.

İkbal için nöbet beklemeyenler, nöbetten de üstün olanlar ölümsüz sultanlardır. Onlar, kabiliyetli, istidatlı ruhlara dâîmi olarak sâkîlik vazifesi görürler. Hak âşıklarına aşk ve muhabbet şarabı içirirler.

Bu dünyada, bir iki gün içmeyi bıraksan, ağzını ebediyet şarabına, ölümsüzlük şarabına daldırır ve o hakikat şarabını içersin.