106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

GÜNCEL SORULAR

Kadir Gecesi ve Ramazan Ayında Hangi Manevi Hadiseler Vuku Bulur?

Kadir gecesi, Kur'an-ı Kerim'de hakkında müstakil bir süre bulunan tek gece kadir gecesidir. Aynı adı taşıyan bu sure de şöyle buyrulmaktadır; “Şüphesiz biz, Kur'an-ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Zaman ve mekânlar, kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesi bu bakımdan hiçbir geceye nasip olmayan bir olayın meydana geldiği gecedir. Çünkü bu gecede kadri yüce bir kitap olan, Allah-ü Teâlâ’nın insanlığa gönderdiği son mesaj Kur'an-ı Kerim, inmeye başlamıştır. İşte Kur'an-ı Kerim gibi insanlık için bir hidayet rehberi olan kitabın, böyle bir gecede inmesi, ona müstesna bir şeref kazandırmıştır.

“Her kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve ecrini Allah'tan umarak, ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.”

Allah-ü Teâlâ (cc) şöyle buyurdu:

“O gece, melekler ve ruh iner.” (Kadir/1)

Bu Ayet-i kerimede anlatılan:

“Ruh”

Lâfzı ile Cebrail Aleyhisselam anlatılmaktadır. Kendisi ile beraber gelen yetmiş bin melek vardır. Cebrail (as) onların başında kumandandır.

Yeryüzüne indikleri zaman; Cebrail Aleyhisselam oturanlara selâm verir. Diğer melekler dahi, uyuyanlara selâm verirler.

Yüce Sübhan Allah (cc) dahi, ayakta durup namaz kılanlara selâm verir.

Yüce Sübhan Allah’ın (cc) Cennet ehli olan mümin kullarına selâm vereceği:

“Rahim Rabb’dan (cc) selâm sözü vardır.” (Yasin/58) mealine gelen ayet-i kerime ile nasıl caiz görülmüş ise, dünyadaki iyi kullarına da öyle selâm vermesi caiz görülmüştür. Zira o kullara ezelde iyilik inayet, saadet yazılmıştır. Bunlar halktan geçmişlerdir. Yüce Yaratıcı (cc) ile beka bulup gerçekle yetinmişlerdir.

Kadir gecesi, yer parçalarından hemen her yerde bir melek; ya ayakta ya secdede kadın ve erkek müminler için dua eder.

Ancak şu yerlere melekler girmezler: Kilise, Nasara tapınağı, Mecusîlerin tapınağı, puthane, pislik doldurulan yerler.

Anlatıldığı üzere, bütün gece melekler; durmadan kadın ve erkek müminlere dua ederler.

Cebrail Aleyhisselama gelince. O da (as): Selâm vermedik, el sıkışmadık hiç bir Müslüman bırakmaz. Rastladığı her birine şöyle der:

- Eğer taatte isen; selâm sana, iyilik sana, taatin makbul olsun. Eğer masiyet işinde isen; selâm sana. Allah (cc) seni bağışlasın. Eğer uykuda isen; selâm sana, Allah’ın (cc) rızası sana. Eğer kabirde isen, selâm sana rahatlık sana hoşluk sana…

Üstte anlatılan mana, şu ayet-i kerimede belirtilmiştir:

“Hemen her işten selâm.” (Kadir/4-5)

Denilmiştir ki:

- Melekler taat ehli olanlara selâm verirler; masiyette olanlara selâm vermezler.

Bilhassa şu kimselere selâm vermezler:

a) Allah’ın (cc) kullarına zulmedenlere. Meleklerin selâmından bunların nasibi yoktur.

b) Haram yiyenler. Bunların da meleklerin selâmından nasipleri yoktur.

c) Akrabalık bağlarını koparanlar.

d) Koğuculuk yapanlar. Yani: Kötülük için söz gezdirenler.

e) Yetim malı yiyenler.

Bu anlatılan zümreden hiç birine, melekler selâm vermezler. Acaba bu musibetten daha büyük bir musibet ne olabilir ki?

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu dahi, Cehennemden kurtuluş olan bu ayda asilerin ve iyilerin Rabbi (cc) tarafından gelen meleklerin selâmından sana bir nasip olmaz.

Bu ne musibettir?

Böyle bir şeye uğrarsan; bilesin ki:

Rahman olan Allah’a (cc) uzak kalışındandır.

Şeytana uyup azgınlar arasına karıştığın içindir.

Cehennem ehli kılığına girdiğindendir.

Cennet ehli yolundan ayrılıp onlardan uzak durmandır.

Zarar da, ihsan da elinde olan Yüce Zâtın taatinden ayrı kalmandır.

Ramazan ayı, safa ve vefa ayıdır.

Ramazan ayı, zikredenlerin ve sabredenlerin ayıdır; özü sözü doğru kulların ayıdır.

Bu ay, senin kalbinin ıslahına, Rabbine (cc) karşı masiyet işlerinden sökülüp çıkmana, kötülük ehli kimselerden ve günahkârlar arasından sıyrılıp çıkmana bir tesir etmez ise, senin kalbine ne tesir edebilir?

Ve senden ne gibi bir hayır beklenir? Sende ne gibi bir hayır bakiyesi kalır? Felâhına dair nasıl bir ümit beslenir?

Ey yoksul, uyan! Sana gelen bu ayda uyan; ibret al. Uyuklamandan ve gaflet halinden uyan. Karşına çıkana bir bak. Hiç olmazsa, Ramazan ayının kalan kısmını tövbe ile Yüce Allah’a (cc) dönüşle tamamla. Bu ayda, istiğfar ve taat hazırlığı yap. Ola ki: Bu sayede, rahmete ve şefkate erersin. Ramazan ayını akan gözyaşları ile uğurla. Ah ederek vah ederek, inleyerek uğursuz nefsine ağla. Nice oruçlu vardır ki, bir daha oruç tutamayacak hale gelecektir. Nice namaz kılan vardır ki kıldığından başka namaz kılamayacaktır. Çalışan kimseye, işini bitirince ücreti verilir. Biz amelimizi bitirdik.

Keşke bileydim: “Orucumuz ve namazımız makbul mü olacak, yoksa ikisi de yüzümüze mi vurulacak?”

Keşke bileydim: Aramızda makbul olan kim? Kendisini tebrik ederdik. Reddolunan kimdir? Onun da tâziyesine giderdik.

Rasulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Nice oruç tutan vardır ki, bu orucundan kendine kalan açlık ve susuzluktur.

Nice namaza kalkan vardır ki, kendisine kalan uykusuzluktur.”

Selâm sana ey oruç ayı. Selâm sana ey namaz ayı. Selâm sana ey iman tazeleyen ay. Selâm sana ey Kur’an-ı Azim’in geldiği ay. Selâm sana ey nurlarla dolu ay. Selâm sana ey Yüce Allah’tan (cc) mağfiret ve ğufran getiren ay. Selâm sana, ey alt bataklıklardan çıkarıp yüksek derecelere ulaştıran, diplerden kurtaran ay. Selâm sana, ey tövbekârlara ve ibadet ehline bir ganimet olan ay. Selâm sana, ey irfan sahiplerini sevindiren ay. Selâm sana, ey Allah (cc) yolunda daha fazla çalıştıran ay. Selâm sana, ey her kötülükten yana emniyet veren ay. Sen asilere bir hapishane, muttakilere bir gönül arkadaşı oldun.

Selâm: Yanan kandillere, parlayan lambalara, düşen gözyaşlarına, nurlu mihraplara, gözlerden dökülen yaşlara, yanık kalplerden yükselen nefeslere…

Allah’ım,

Bizi, namazını ve orucunu kabul buyurduğun kimselerden eyle.

Bizi, kötülüklerini iyiliğe çevirdiğin; rahmetinle Cennetlerine koyduğun kimselerden eyle.

Bizi, derecelerini yükselttiğin zümreden eyle. Ey merhametliler merhametlisi...