106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

MUHİDDİN İBNİ ARABİ HZ.LERİNDEN NASİHATLER

VERÂ SAHİBİ OLMAK

Yeme ve içmede verâ sahibi olduğun gibi konuşmalarında da verâ sahibi ol. Verâ, haram ve şüpheli şeylerden kaçınmak demektir. Bir şey şüpheli ise gönlünü tırmalar. Kalbini ona yatmaz. Efendimiz (sav) buyurmuşlardır ki:

"Günah yüreğinde iz bırakıp kalbinin yatmadığı şeydir." (Tirmizi, zühd,52)

Ehlullahtan birisi şöyle der: Bana verâdan daha kolay gelen bir şey görmedim. Ne zaman ki bir şey gönlümü tırmaladı onu terk ettim. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

"Sana şüphe veren şeyi bırak; şüphe vermeyene bak." (Tirmizi, kıyamet, 60)

"(Bir şeyin helalliği hakkında) müftüler sana fetva verseler de sen yine kalbine danış, onun fetvasını iste.” (Müsned, 228)

Kalbine danıştığın zaman içinde bir duraklama ve şüphe beliriyorsa, o işi yapma. Böyle yapmak senin için daha faydalıdır. Fakat o şeyi de haram kabul etme.

Ey kardeşim dosdoğru yola gir. O yol peygamberlerin yoludur. Onların yoluna girmek demek, onları örnek kabul edip izlerine tabi olmak, ahlâklarıyla ahlaklanmak demektir. Efendimiz (sav)'e böyle emrolunmuştur. Bu husustaki ayeti kerime şöyledir:

"İşte onlar (peygamberler) Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir, onların yoluna uy." (En'am; 90)

İyi hal sahibi ve vakarlı olup, her işte orta yolu takip etmek de sende bulunması gereken güzel huylardandır. Efendimiz (sav)’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

"İyi hâl sahibi, dürüst ve vakarlı olup, her işte orta yolu takip etmek peygamberliğin yirmi beş cüzünden bir cüzdür."  (Ebu Davud)

Aceleci olma. Fakat namazı ilk vaktinde kılmak, misafire ikram etmek, cenazeyi teçhiz etmek, vakti gelmiş kızın gelin etmek gibi Peygamberimizin acele edilmesini tavsiye buyurduğu hususlarda da acele etmek gerekir. Hatta diyebiliriz ki âhiret için yapılan her amelde acele etmek, yavaş davranmaktan daha iyidir. Teenni ile hareket edip acele edilmemesi gerekli hususlar dünya işleri olmalıdır.

Dünyalık olarak elden kaçırdığın şeylere pişman olma. Bilakis sevin. Fakat amellerinden kaçırdıkların için nâdim ol. Efendimiz (sav) buyurmuştur ki:

"Ahiret ameli hariç, her işte teenni ile hareket etmek gerekir." (Ebu Davud)

Yumuşak huylu olmak demek, kişinin kendisine karşı suç işleyeni affedip ona hilm ile muamele etmesi demektir. Teenni ile hareket etmek ise, dünya işlerinde ve nefsin isteklerini yerine getirme hususlarında geçerlidir.

Geçimi üzerinde olan bir aileye sahipsen, onların rızkını temin etmek için çalış. Çünkü dullara, yetimlere ve miskinlere yardımda bulunan kişi Allah yolunda cihad eden bir mücahid gibidir. Mesuliyetini müdrik(anlamış) ol. Allah-u Teâlâ'nın sana emanet ettiği şeylere iyi çoban ol. Devlet başkanı bir çobandır ve raiyyesi hakkında yaptığından sorumludur. Onlara muamelesinde Allah'tan korkup korkmadığı kendisinden sorulur. Aile reisi olan erkek, ailesinin çobanı durumunda olduğu gibi kadında eşinin malının ve çocuğunun çobanıdır. Hizmetçi köle de efendisinin malının çobanıdır.

Efendimiz (sav)'in adını andığın zaman veya senin yanında onun adı anıldığı zaman salatü selâm getirmeyi ihmal etme. Salât-ü selam getirmekten gafil olmazsan cimri olmaktan kurtulursun. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır:

"Gerçek cimri ben anıldığım halde bana salât-ü selam getirmeyen kişidir." (Tirmizi)

Mezmum (kötü) sıfatlardan biri olan cimrilikle vasıflanmak, salât-ü selam getirmemenin cezası olarak kişiye yeter. Böyle birine cimri denmesi şu sebeptendir ki o kişi nefsine karşı cimri davranmıştır. Hadis-i şerifte vârid olmuştur ki: Efendimiz (sav)'e bir kere salât-ü selam getirene Allah-ü Teâlâ on defa salât eder. Kim salât-ü selamı terk ederse Allah-ü Teâlâ'nın kendisine edeceği on salâttan mahrum kalacağı cihetle kendi nefsine karşı cimrilik etmiş demektir.

 

Gafletten Uyarıcı Bir Nasihat

Âlimlerden bir şöyle nasihatte bulunur:

"Azgınlıkta ve tuğyanda şaşkın şaşkın dolaşıp inad eden bir topluluk olmayın. Onlar kendilerine yapılan hak çağrıyı işitmez, davete icabet etmez bir güruhtur. Onları böyle yerlerden yüz çevirir görürsün. Ahiretten de yüz çevirirler. Orası için hazırlanmazlar. Ökçeleri üzere geri dönerler. Dünyaya dört elle sarılırlar.  Şehvetlerine zebun olmuşlar, arzularına saplanıp kalmışlardır. Namazlarını terk ederler. Öğüt dinlemezler. Nasihat onlara fayda vermez. Şüphesiz bu vasıflara sahip olanlara bir mühlet verilir ve dünyadan azıcık faydalanırlar. Sonra da kendilerini ölüm sarhoşluğu yakalayıverir ki bu, onların korkup kaçtığı bir şeydir. Fakat isteseler de ve istemeseler de bu hâl mutlaka başlarına gelecektir. Böylece hoşlanmasalar da sevdiklerinden ayrılacak, başkaları için topladıkları şeyleri terk edeceklerdir.

Onlardan herhangi birinin malından faydalanacak olan zevcesinin yeni kocası, oğlunun hanımı, kızının kocası ve ölenin varisleridir. Vebali ölenin, sefası da varisindir. Ölenin sırtına ağır bir yüktür. Elleriyle kazandığı şeylerden dolayı nefs azaba çarptırılır. Kıyamet, çocukları üzerine koptuğu zaman o kişinin durumu ne acınacak bir haldir.

Böylelerinden olmayın. Ahiretleri için dünyada bir şeyler hazırlayanlardan olun. Dünyalığı ahiret için alanlardan olun. Ölmeden evvel hayatın kıymetini bilip ölüm için hazırlanan kimselerden olmaya çalışın. Efendimiz (sav) böyleleri için bakınız ne buyurmuştur:

"Onlar bedenleri ile dünyada iken, ruhları yücelere bağlıdır."