106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

MÜMİNE ANNELERİMİZ / Seyyide Nefise (r.anha)

Hazreti Seyyide Nefîse'nin, yahudi olan bir kadın komşusunun kötürüm bir kızı vardı. Annesi hamama gitmek istedi. Kızı da onunla gitmeyi arzu edince, annesi, “Olmaz, sen evde yalnız otur.” dedi. Çocuk, “Bari sen gelinceye kadar komşumuzun yanında kalayım.” dedi. Kadın, Hz. Seyyide Nefîse'ye gelip çocuğunun arzusunu bildirince, O da izin verdi. Kadın çocuğunu getirip gösterilen bir odaya bıraktı ve kendisi de hamama gitti. Kötürüm kız otururken Hz. Seyyide Nefîse diğer tarafta abdest alıyordu ve abdest suyu kötürüm kızın yanından akıyordu. Allah-ü Teâlâ’nın hikmeti, o kızın aklına, yanından akıp giden abdest suyundan biraz alıp ayaklarına sürmek geldi ve düşündüğünü yaptı.

Hemen sıhhate kavuştu. Sanki hiç hasta değilmiş gibi ayağa kalkıp yürümeye başladı. Seyyide Nefîse bu olanlardan habersiz, öbür tarafta namaz kılıyordu. Kız, dışardan gelen seslerden, annesinin hamamdan gelmiş olduğunu anlayınca, hemen evlerinin kapısına gidip kapıyı çaldı. Annesi kapıya gelip kim olduğunu sorunca, "Senin kızınım" dedi. Hemen kapıyı açıp, kızını sapa-sağlam olarak karşısında görünce; "Nasıl oldu da iyileştin? Anlat" dedi. Kız olanları anlatınca, kadın hüngür hüngür ağlayıp, "Vallahi bizim dinimiz bâtıldır. O’nun dini haktır" dedi. Hemen gidip Hz. Seyyide'nin elini öptü, ayaklarına kapandı, Kelimeyi Şahadet getirip Müslüman oldu. Hz. Seyyide Nefîse de, bu hâle sevinip, bu ihsanından dolayı Allah-ü Teâlâ’ya hamd ve şükretti. Sonra kadın evine gitti. Kızının babasının ismi Eyyûb olup, kavminin ileri gelenlerinden idi. Akşam eve gelip kızının sağlam hâlini görünce, sevincinden aklı gidecek gibi oldu. Hanımı hâdiseyi ve Müslüman olduğunu anlatınca, kendisinden geçer gibi oldu ve "Yâ Rabbî! Sen dilediğine hidayet verirsin. Vallahi, İslâm dini haktır. Bizim şimdiye kadar bulunduğumuz din bâtıldır." dedi. Sonra Hz. Seyyide'nin hanesine gelip, yüzünü gözünü kapının eşiğine sürdü ve Kelimeyi Şahadet getirip Müslüman oldu. Kızın iyileşmesi ve annesinin, babasının Müslüman olmaları hâdisesi, kısa zamanda her tarafa yayıldı ve komşu yahudilerden birçoğu da iman etti.

Evinin önüne kendi elleriyle bir kabir kazmıştı. İbadetlerini bu kabirde yaptığı ve burada altı bin hatim okuduğu rivayet edilir. Hastalığı ağırlaşınca kendisine, orucunu bozabileceğini söylediklerinde; onlara, "Siz ne diyorsunuz? Ben otuz senedir oruçlu olarak vefat etmem için dua ediyorum" buyurdu. En'âm suresini okumaya başladı: "Düşünen ve hakkı kabul edenlere, Rableri katında Cennet vardır." (En'âm-127) ayet-i kerimesine gelince vefat etti. Cenazesi çok kalabalık oldu. Şehirli, köylü, büyük-küçük toplanıp ağladılar ve kendi eliyle kazdığı kabrine defnettiler. Mısır da Derbüs Siba denilen yerde metfundur. Kabri üzerinde bir nur ve heybet vardır. Her taraftan ziyaretine gelinir.

Cenazesi öyle kalabalık olur ki Kahire Kahire olalı böyle izdiham görmemiştir. Zevci onu Medine’ye götürmek ister ama ahali önüne geçer. Yalvarır, yakarır Kahire de bırakması için ısrar ederler. Beyi o gece rüyasında Rasulullah (sav) Efendimizi görür. Ona, “Mısırlıları kırma” buyururlar, “Nefise’nin bereketi ile yöre halkına rahmet iner.”

 

Seyyide't-ün Nefise Hatun

İlim ikliminde dünyaya geldi.

Âlimler içinde yetişti bildi.

Muhteşem bilgisi şöyle bir yana,

Zahide kendisi Nefise Ana…

 

Binti Hasan, Hazreti Ali,

Efendimizin torunlarındandır.

İmam Caferi Sadık’ın oğlu,

Ishak-ı Mutemen ile evlenir.

 

Misafir ağırlar dinlerdi dertler,

Veliler, âbidler hem de tüm fertler,

Ona gelirlerdi hisse almaya,

Tüm sıkıntılara deva bulmaya,

 

Seviyordu içten Mısırlı O’nu,

Çok iyi bilirdi Nefise bunu,

Minik kulübede ziyaret çoktur,

Dizini koyacak yer dahi yoktur.

 

Dedi ki bir dönem hicaza gitsem,

Sakin bir kafayla ibadet etsem,

Duydu hem yalvardı Mısır Emir’i,

Sarayım Senindir, Sensin âmiri.

 

Köşk müydü yaptığı, kabrini kazdı.

Altı bin hatim etti oruçlu gezdi.

Dünyayi terk etti o terk etmeden.

Fani sevgileri kalpte gütmeden…

 

Kerametleri çoktu otuz defa hac etti.

Gece ibadetinde gündüz hem oruç tuttu.

Biliniyor ki elbet hak sevdigi kulları,

Kesinlikle kırmıyor kapatmıyor yolları,

 

Nurlu Nefise Hatun bunlardan biri idi,

Hakk’ın hakiki dostu, o her an “Allah” dedi…