106.SAYI ÇIKTI

Allah’a İbadette Devamlılık

ESMA-ÜL HÜSNA / El-Mecîd

El-Mecîd

قَالُوا اَتَعْجَبينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ اِنَّه حَميدٌ مَجيدٌ

“Şüphesiz O, övülmeye layık, şeref ve asalet sahibidir.”(Hud-73)

El-Mecid (cc); ululuk, genişlik, cömert­lik, lütuf ve ihsan sahibi…

 

Mecid kelimesinin başlıca üç anlamı vardır:

1- Ulaşılamayacak izzet, azamet ve ululuk.

2- Bütün güzel hasletler ve güzel işler.

3- Lütuf sahibi, ikramı çok.

 

Mecîd ismi Kur'ân-ı Kerim'de dört yerde geç­mektedir. İkisinde Kur’an’ın ismi olarak, ikisinde de Allah'ın ismi olarak geçmektedir:

"O, Arş'ın sahibidir. O, Mecîd'dir (çok yücedir)."Allah-ü Teâlâ buyuruyor ki:

Melekler, Lût (as)'a dediler ki: "Bu, Allah'ın siz ev halkına olan rahmet ve bereketidir. Muhak­kak ki Allah övgüye çok lâyıktır. İzzet ve şeref sahibidir."

 

Yer O'nun, gök O'nun ve bu ikisi arasında olan her şey de yine O'nundur. Göklerde ve yerde en yüksek şan da el­bet O'nundur. En kuvvetli ordular, en tesirli silahlar, atomlar ve füzeler O'nu mağlûp edemez. O'nunla cenge tutuşan zalimler kahrolmaya mahkûmdur. Cenk dedimse karşı karşıya tutuşmak değil, şirk batağına yuvarlanmak, kibir ve gururlu olmaktır. Allah (Azze ve Celle) nice kibirlileri toprak etmiştir.

 

O'nun her şeye gücü yeterken, kullarından hemen in­tikam alma yoluna gitmez, merhameti gazabını geçmiştir. Affı ve keremi boldur ve ihsanı hudutsuzdur.

 

Dünyalar dolu nimetlere nazar edecek olsak, o nimet­leri saymaya ne sayılar kâfi gelir, ne ömrünüz yeter. Eğer, insanların birbirine reva gördüğü gibi muamele etseydi, kimsenin âlemde tutunacak dalı olmazdı...

 

O, şanına lâyık şekilde kullarını esirgiyor, bağışlıyor, her lâhza büyüklüğünü gösteriyor. O'nun mülkünde, O'nun nimetleriyle beslenip de, sonra O'na isyan edenler nasipsiz insanlardır.

 

Âlemde O'na kul olanlar, O'nun rıza yollarında ömür nefeslerinin incilerini parlatanlar en bahtiyar kimselerdir. Onlara Rabbleri katında yüksek dereceler, ardı arkası kesil­mez nimetler vardır.

 

Ahirette vereceği nimetler akıl ve tasavvurun üstünde­dir ve en büyük nimet de dîdârını lütfetmesidir.

Ve o Zât-ı Zülcelâl buyuruyor:

“Şüphe yok ki Allah nimet vermesiyle hamde lâyık­tır, lütuf ve ihsanıyla yücedir.” (Hûd-71)

 

O Âlim’dir, ilminde yücedir, Rahîm’dir, rahmeti her ta­rafı ihata etmiştir. Kadir’dir, hiçbir kuvvet O’na güç yetiremez, karşı duramaz. Öldüren, dirilten, ölüden diri, diriden ölü çıkaran ancak O'dur.

 

Cennet’in Cehennem’in Rabbi O…

Irmakların denizlerin Rabbi O...

Göklerin yerlerin Rabbi O…

Güneşlerin, ayların, yıldızların ve Zührenin Rabbi O!

Dağların, taşların, ağaçların, yamaçların Rabbi O…

 

Kuşların, kuzuların, ceylânların, arıların, büyüğün, küçüğün Rabbi O!

İbrahim'in, İsmail'in, Yakub'un, Yu­suf'un, Musa'nın, İsa'nın Rabbi O!

Cenab-ı Muhammed (sav)'in Rabbi O. Ve bütün âlemlerin Rabbi O'dur. O'nun şanı bu kadar yüce, bu kadar mükemmeldir.

 

“El-Mecîd” , bu mübarek ismin manasında iki mühim unsur vardır:

a) Azamet  ve  kudretinden  yaklaşılmaz,  yanına varılmaz olmak.

b) Yüksek huylarından, güzel işlerinden ötürü övülüp sevilmektir.

 

Âlemde güzel işlerinden, güzel huylarından ve üstün karakterinden dolayı gönül fethetmiş, sevilmiş, fakat her­hangi bir güç karşısında zebun ve aciz kalmış kimselere “Mecid” denmez. Yine zorbalıkla halkın boynuna basan, haydutlukla geçinenlere de böyle bir sıfat verilemez.

 

Allah-ü Teâlâ'nın azamet ve şanı karşısında tutunabilecek hiç kimse yoktur. O'nun kudret ve celâli akıl ve idrak­leri aciz bırakır.

 

Kendine gel, ey adam! Olamazsın sen büyük,

Azamet ve kudretinden yaklaşılamaz yanına,

Ta'zîm eder Seni yer-gök, övgü yaraşır şanına,

El-mecîd'sin, sahip olan Sensin erilmez şevkete;

Lütfedensin kullarının ahvâl-i perişanına...

Ya Rabbi!

Erişilmez Sana Ya Rab,

Cisim yanar celâlinden.

Erir, buhar olup uçar, hangi göz bir nebze görse

O mübarek cemâlinden...

Kimseler yaklaşamaz Sana azametinden,

Titrer cümle kâinat o İlâhî haşmetinden...

Azimüşşân'sın Yâ Rabbi,

Azâmetşân Sana mahsus.

Sonsuz kerem, sonsuz ilim,

Sonsuz Gufran Sana mahsus...

Hikmetin gafillere çözülmez bilmecedir,

Gaflet ile örtülü göze her dem gecedir...

Elbette gafil olan sezemez hikmetini,

Yine esirgemezsin onlardan nimetini...

"Her vasfın yücedir Ya Rab,

Senin her adın ulu.

Bize şefaatçi kıl

Âlemleri uğruna yarattığın Resûlü…